KONUSMA EGİTİMİ

 

Dr. Mehmet KILIÇ

Türkçe ögretiminin en önemli hususlarindan birisi de konusma egitimidir. Konusma kavrami ile ilgili olarak yapilan tarifler genellikle bir baskasi ile anlasabilmede araç olma özelligi üzerinde kuruludur.Bu tariflere örnek verecek olursak: “Konusma, bir kimsenin baska bir kimseye veya bir dinleyici toplulugu karsisinda söyledigi sözlere denir”(1). Bir baska tanima göre ise “Konusma, bir insanin baska bir insana ya da topluluga duygu ve düsüncelerini sözle anlatmasidir”(2). Diger bir tanimda ise konusma “duygu ve düsüncelerimizi, görüp yasadiklarimizi karsimizdakilere sözle iletme isidir”(3).

Tariflerden de anlasildigi gibi konusma gündelik hayatin en önemli ihtiyaçlarindan birisidir. Toplumdaki rolü ve statüsü ne olursa olsun herkes is ve ugrasisinin gerektirdigi konusmalari yaparak amacina ulasmaya çalisir.

Konusmanin unsurlari sunlardir:

1)Ses

2)Telâffuz

3)Konusma dinamigi (duygu, düsünce, istek)

4)Kelime hazinesi

5)Üslûp”(4)

Bu unsurlari kisaca inceleyecek olursak:

1. Ses: “Hava titresimlerinin kulakta duyulani olan” ses diyafram, kaburga ve gögüs kafesi, cigerler, nefes borusu, girtlak, dil, disler gibi organlarin katkisiyla kendiliginden olusan karmasik islemler sonucunda meydana gelir. Her sesin çikisinda bu organlarin gerilme, duraklama ve çözülme faaliyeti olusur. Yapilan arastirmalar ses ile kisilik arasinda bir iliskinin bulundugunu göstermektedir. Nitekim kendimiz görünmesek de sesimiz bizim kim oldugumuzu açikça ortaya koymaktadir.Kaliteli bir seste su unsurlarin bulunmasi gerekmektedir:

a)Isitilebilirlik

b)Akicilik

c)Hosa giderlik

d)Anlamlilik”(5)

2. Telâffuz: Birtakim simgelerin itibarî anlamlar yüklenerek ses hâlinden kelime hâline getirilmesine telâffuz diyebiliriz.Ses simgelerine yüklenen itibarî anlamlarin karsimizdakiler tarafindan dogru ve tam olarak anlasilabilmesinin ön sarti dogru telâffuzdur. Konusma egitiminde en çok üzerinde durulmasi gereken hususlardan birisi de telâffuzdur. Vücudda bulunan fizikî noksanliklara dayali telâffuz hatalarinin hemen hemen tamami iyi bir egitimle düzeltilebilir. Telâffuz hatalari ile dolu bir konusmanin inandirici ve etkili olmasi mümkün degildir.

3.Konusma dinamigi (duygu, düsünce, istek): Dilin en büyük fonksiyonu “insanlar arasinda anlasma vasitasi” olmasidir.Insanlarin duygu, düsünce ve isteklerini kullanmada dil önemli bir araçtir.Iste bu unsurlar konusmanin da dinamigini olustururlar.

4. Kelime hazinesi: Insanlar içinde bulunduklari toplulugun maddî ve manevî degerlerini benimseyerek o topluluga mensup olduklarini düsünürler.Insanlara aidiyet duygusunu veren ise o insanlarin kelime servetlerinde bulunan kelimelerin tasidiklari anlamlardir. Bu kelimeler ayni zamanda insanlarin geçmisleri ile gelecekleri arasinda bir köprüdür.

5. Üslûp: Duygu ve düsüncelerin ifade sekli diye kisaca tanimlayabilecegimiz üslûp da konusma egitimi sirasinda kontrol edilmesi gereken bir unsurdur.Konusmanin amaci muhatabimiza derdimizi anlatmak ya da bir maksada erismek olduguna göre istedigimiz sonucu alabilmek için nasil bir üslûp kullanmamiz gerekecegine de karar verebilecek durumda olmaliyiz.

Konusma egitimi esnasinda su hususlara dikkat edilmesi gerekir:

1. Konusma da diger dil sanatlari gibi egitim yoluyla gelistirilebilir. Eger egitim ciddî ve saglikli degilse ileri yaslarda konusma yeteneginin gelismesi de güçlesmektedir.Yine konusma egitimi sadece bir ögretim seklinde degil, yeri geldikçe oyun, uygulama ve egitim seklinde verilmelidir. Konusma egitiminde çok yaygin olan(K-Ö-K) formülü (Konu-Önemi-Konusmaci) yeri geldiginde çekinilmeden kullanilmalidir (6).

2. Konusma egitiminin asil amaci kisinin duygu ve düsüncelerini rahatlikla ifade edebilmesini saglamistir.Dolayisiyla konusma ile sosyallesme arasindaki dogrudan ilgi gözardi edilmemelidir.

3. Modern toplum yasantisinin gerektirdigi bütün konusma tür ve sekilleri insanlara kazandirilmalidir.

4.Çocuk 4 yasindan itibaren aldigi konusma egitimi sonunda karsilastigi degisik kitleler karsisinda nasil konusacagi konusunda egitilmelidir.Yani konusma egitimi tek ve standart degildir. Sosyal siniflara ve yas gruplarina göre degisir. Bu hususlara dikkat edilmeden verilecek genel bir egitim formasyonu fertlerin normal konusma aliskanligi kazanmalarini saglamanin disinda baska birsey kazandirmayacaktir.Tekamül etmis, gelismis bir dil zevkinin ve konusma aliskanliginin kazanilmasinda ferdî yeteneklerin ve sahip olunan kültürel yapinin göz önünde bulundurulmasinin büyük önemi vardir.

5. Konusma egitiminde ulasilacak nihaî hedef kisinin 15 yasinda ülkesinin parlementosundaki konusma tekniklerini takip edecek, onlari yorumlayabilecek ve duygularini bu düzeyde anlatabilecek hâle getirilmesidir.Kendi parlementosunda konusulanlari anlayip, yorumlayabilen ve gerektigi zaman fikir yürütebilen bireyler konusma egitiminde istenilen seviyeye ulasmis demektir.

6. Konusma egitiminde yikici degil yapici olunmasi gerektigi mutlaka ögretilmelidir. Ilgi çekebilmek için bayagi ve siradan seyleri anlatmak gibi bir kolayciligin içine kesinlikle girilmemelidir.

7. Konusma egitimi sirasinda konusmaya mutlaka çok iyi hazirlanmanin gerektigi ögretilmelidir. Konusmanin temel unsurlari ile yan unsurlari belirlenmeden, nerede ne kadar bahsedilecegi tespit olunmadan yapilacak konusmanin basarisiz olacagi anlatilmalidir. Bu egitim sirasinda konusmaciya, hitab edilecek toplulugun egitim seviyesini, özel ilgilerini vs. dikkate almalarinin gerekliligi de ögretilmelidir.

Günümüzde radyo ve TV kanallarinin çogalmasi, özel sektörde pek çok isverenin güzel ve dogru konusan personel çalistirmak istemesi gibi sebeplerle güzel konusma egitimi veren kurslar düzenlenmeye baslandi. Devlet okullarinda verilemeyen bu egitim tiyatro sanatçilari ve tecrübeli spikerler tarafindan verilmektedir. Belli bir programi olmayan bu kurslarda düzenleyicilerin takdirine ve tercihine göre kurs programlari uygulanmaktadir.

Gençlerin toplum içinde saglam bir yer edinebilmeleri ve mesleklerinde basarili olmalari için konusma egitiminin istenilen seviyede ve amacina uygun olarak yapilmasi saglanmalidir. Orta dereceli okullarimizda okutulan Türkçe ve edebiyat derslerinin müfredat programlarinda konusma egitimi ile ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Kaldi ki böyle bir sey olsa bile bu dersi verebilecek yetismis ögretmen bulmak da mümkün degildir. Orta dereceli okullar için ögretmen yetistiren okullarin hiç birisinde de bu egitim verilmemektedir.

Dogru düsünen ve düsündüklerini iyi ifade edebilen gençleri yetistirmek mecburiyetindeyiz. Bugün yasadigimiz fikir ve düsünce karmasasinin temelinde de bu vardir. Bir ihtiyaç olarak ortaya çikan konusma egitimi dersi müstakil ve zorunlu bir ders olarak programa konulmalidir. Bu imkân bulunamayacaksa Türkçe ve TürkDili Edebiyati dersi içinde kompozisyon dersiyle dönüsümlü olarak yapilmasina çalisilmalidir.

(1)Cevdet Yalçin,GüzelKonusma Yazma Kilavuzu,Ankara, 1989, s. 149.

(2) Yasar Yörük, GüzelKonusma Yazma Kilavuzu, Ankara, 1990, s. 1.

(3)EminÖzdemir, Güzel ve Etkili Konusma Sanati, Istanbul, 1992, s. 11.

(4)SuatTaser,Konusma Egitimi, Izmir, 1992, s. 94.

(5)Suat Taser, a.g.e., s. 101.

(6)Dale Carnegie, Etkili KonusmaninÇabuk ve KolayYolu, (Çev. CelalKapkin)Istanbul, 1993, s. 225.